Deutsch - Türkisch Wörterbuch
Suchen Sie im Wörterbuch mit über 200.000 Wörtern
🇩🇪 Deutsch → Türkisch
🇹🇷 Türkisch → Deutsch
📘 Verbkonjugation
✕
🔍
⌨️
a
b
c
ç
d
e
f
g
ğ
h
ı
i
İ
j
k
l
m
n
o
ö
p
r
s
ş
t
u
ü
v
y
z
space
⌫
von
🔉
-den
🔉
-dan
🔉
tarafından
🔉
itibaren
🔉
-in
🔉
von Gesichtsfarbe
🔉
yüz renginden
🔉
benizden
🔉
von Abend zu Abend
🔉
akşamdan akşama
🔉
von Albträumen geplagt
🔉
kâbuslarla boğuşan
🔉
kâbuslardan mustarip
🔉
von allen
🔉
hepsinden
🔉
herkes tarafından
🔉
von allgemeinem Erscheinungsbild
🔉
genel görünüş itibarıyla
🔉
genel görünüm bakımından
🔉
von Alpdruck befallen werden
🔉
kâbus basmak
🔉
karabasan basmak
🔉
von alters her
🔉
eskiden beri
🔉
öteden beri
🔉
von Amts wegen
🔉
resen
🔉
görevi gereği
🔉
makam gereği
🔉
von anderer Art
🔉
başka türden
🔉
farklı nitelikte
🔉
von Anfang an
🔉
en baştan
🔉
başlangıçtan itibaren
🔉
von Anfang an beginnen
🔉
en baştan başlamak
🔉
von Anfang bis Ende
🔉
baştan sona
🔉
von Angesicht zu Angesicht
🔉
yüz yüze
🔉
von Arbeit und Alltag abkommen
🔉
işten ve gündelik hayattan uzaklaşmak
🔉
von Arm zu Arm
🔉
koldan kola
🔉
von Ast zu Ast
🔉
daldan dala
🔉
von Ast zu Ast hüpfen
🔉
daldan dala atlamak
🔉
daldan dala sıçramak
🔉
von Aufregung erfasst werden
🔉
heyecana kapılmak
🔉
von Aufregung gepackt werden
🔉
heyecana kapılmak
🔉
von Augenblick zu Augenblick
🔉
andan ana
🔉
her an
🔉
von außen
🔉
dışarıdan
🔉
von außen her klugreden
🔉
dışarıdan akıl vermek
🔉
dışarıdan ahkâm kesmek
🔉
von außen kommend
🔉
dışarıdan gelen
🔉
von Bedeutung sein
🔉
önemli olmak
🔉
önem taşımak
🔉
von Befürchtungen erfüllt
🔉
endişelerle dolu
🔉
kaygı dolu
🔉
von beiden Seiten sein
🔉
iki taraftan olmak
🔉
her iki yandan olmak
🔉
von Beklemmung überfallen werden
🔉
içi sıkılmak
🔉
bunaltı basmak
🔉
von Berufs wegen
🔉
mesleği gereği
🔉
mesleğinden ötürü
🔉
von beträchtlichem Ausmaß
🔉
kayda değer ölçüde
🔉
hatırı sayılır büyüklükte
🔉
von bösen Geistern besessen und furzend
🔉
kötü ruhlar tarafından ele geçirilmiş ve osuran
🔉
von da und dort
🔉
şuradan buradan
🔉
oradan buradan
🔉
von Dauer
🔉
sürekli
🔉
kalıcı
🔉
von dazwischen
🔉
aradan
🔉
aradan itibaren
🔉
von dem da
🔉
şuradaki
🔉
oradaki (kimse/şey)
🔉
von den Eltern abhängig sein
🔉
ebeveyne bağımlı olmak
🔉
anne babaya bağlı olmak
🔉
von den Eltern leben
🔉
anne babanın geçindirmesiyle yaşamak
🔉
anne babadan geçinmek
🔉
von den Größeren zu den Größten
🔉
daha büyüklerden en büyüklere
🔉
von den Osmanen
🔉
Osmanlılardan
🔉
Osmanlılar tarafından
🔉
von den Vorfahren
🔉
atalardan
🔉
ecdattan
🔉
von den Vorfahren her kennen
🔉
atalarından/ecdadından tanımak
🔉
soydan bilmek
🔉
von denselben Eltern
🔉
aynı anne babadan
🔉
aynı ebeveynden
🔉
von der Art
🔉
tür bakımından
🔉
nitelikçe
🔉
von der Art eines Wunders
🔉
mucize kabilinden
🔉
mucize türünden
🔉
von der Art sich zu kleiden
🔉
giyim tarzı bakımından
🔉
giyinme biçimi açısından
🔉
von der Aufmachung
🔉
dış görünüş bakımından
🔉
sunuş/ambalaj bakımından
🔉
von der Berechnung
🔉
hesaplamaya göre
🔉
hesap bakımından
🔉
von der Bora
🔉
Bora’dan
🔉
Bora rüzgârından
🔉
von der Erde bis zum Himmel
🔉
yerden göğe
🔉
yer ile gök arasında
🔉
von der Front aus zum Angriff übergehen
🔉
cepheden saldırıya geçmek
🔉
🌍
🇩🇪
🇫🇷
🇧🇬
🇬🇷
🇪🇸
🇳🇱