Deutsch - Türkisch Wörterbuch

Suchen Sie im Wörterbuch mit über 200.000 Wörtern
🇩🇪 Deutsch → Türkisch 🇹🇷 Türkisch → Deutsch 📘 Verbkonjugation
🔍 ⌨️
a b c ç d e f g ğ h
ı i İ j k l m n o ö
p r s ş t u ü v y z
space
 
Sein 🔉  

Verb (n) - (Sein-Verben) - (des Sein-Verbs) - “sein” fiili 🔉  
varlık fiili 🔉  
sein 🔉  

olmak 🔉  
-in/-ın (iyelik zamiri: onun) 🔉  
Sein (n) 🔉  

(kein Plural) - (des Seins) - varlık 🔉  
oluş 🔉  
mevcudiyet 🔉  
sein Abziehen (n) 🔉  

(kein Plural) - (des Abziehens) - onun soyunması 🔉  
onun çekip çıkarması 🔉  
onun sıyırması 🔉  
sein Akzent (m) 🔉  

(Akzente) - (des Akzents) - onun aksanı 🔉  
onun şivesi 🔉  
sein Anschluss (m) 🔉  

(Anschlüsse) - (des Anschlusses) - onun bağlantısı 🔉  
onun irtibatı 🔉  
onun aktarması 🔉  
sein Ansehen (n) 🔉  

(kein Plural) - (des Ansehens) - onun itibarı 🔉  
onun saygınlığı 🔉  
sein Anteil (m) 🔉  

(Anteile) - (des Anteils) - onun payı 🔉  
onun hissesi 🔉  
sein Arbeitgeber (m) 🔉  

(Arbeitgeber) - (des Arbeitgebers) - onun işvereni 🔉  
sein Aufstieg endet 🔉  

onun yükselişi sona erer 🔉  
onun terfisi biter 🔉  
sein Ausgang (m) 🔉  

(Ausgänge) - (des Ausgangs) - onun çıkışı 🔉  
onun sonucu 🔉  
onun başlangıç noktası 🔉  
sein Austritt (m) 🔉  

(Austritte) - (des Austritts) - onun ayrılışı 🔉  
onun istifası 🔉  
onun çıkışı 🔉  
sein Bart (m) 🔉  

(Bärte) - (des Bartes) - onun sakalı 🔉  
sein Besitz (m) 🔉  

(kein Plural) - (des Besitzes) - onun mülkiyeti 🔉  
onun mal varlığı 🔉  
sein Betrieb (m) 🔉  

(Betriebe) - (des Betriebes) - onun işletmesi 🔉  
onun işyeri 🔉  
sein Brot am Knie 🔉  

dizinin dibinde ekmeği olmak 🔉  
geçimi garanti olmak 🔉  
sein Brot verdienen 🔉  

ekmeğini kazanmak 🔉  
geçimini sağlamak 🔉  
sein Brot verdienen können 🔉  

ekmeğini kazanabilmek 🔉  
geçimini sağlayabilmek 🔉  
sein Bündel festhalten 🔉  

bohçasını sıkı tutmak 🔉  
eşyasını sıkı tutmak 🔉  
sein Eigentum (n) 🔉  

(kein Plural) - (des Eigentums) - onun mülkiyeti 🔉  
onun malı 🔉  
sein Ein und Alles 🔉  

onun her şeyi 🔉  
onun dünyası 🔉  
sein Einverständnis geben 🔉  

rızasını vermek 🔉  
onayını vermek 🔉  
sein Eisen 🔉  

demiri 🔉  
(mec.) koz 🔉  
(mec.) güçlü yan 🔉  
sein Eisen (n) 🔉  

(Eisen) - (seines Eisens) - onun demiri 🔉  
sein Ende finden 🔉  

sonunu bulmak 🔉  
sona ermek 🔉  
sein Ergebnis (n) 🔉  

(Ergebnisse) - (seines Ergebnisses) - onun sonucu 🔉  
onun neticesi 🔉  
sein Erlangen (n) 🔉  

(kein Plural) - (des Erlangens) - onun elde etmesi 🔉  
onun kazanması 🔉  
sein Erlass (m) 🔉  

(Erlasse) - (seines Erlasses) - onun kararnamesi 🔉  
onun affı 🔉  
onun feragati 🔉  
sein Erreichen (n) 🔉  

(kein Plural) - (des Erreichens) - onun ulaşması 🔉  
onun erişmesi 🔉  
sein Erscheinen (n) 🔉  

(kein Plural) - (des Erscheinens) - onun görünmesi 🔉  
onun ortaya çıkması 🔉  
onun yayımlanması 🔉  
sein Fach beherrschen 🔉  

alanına hâkim olmak 🔉  
mesleğini iyi bilmek 🔉  
sein Färben (n) 🔉  

(kein Plural) - (des Färbens) - onun boyaması 🔉  
onun renklendirmesi 🔉  
sein Fehlen (n) 🔉  

(kein Plural) - (des Fehlens) - onun yokluğu 🔉  
onun eksikliği 🔉  
sein Fehler (m) 🔉  

(Fehler) - (seines Fehlers) - onun hatası 🔉  
onun kusuru 🔉  
sein Fell retten 🔉  

canını kurtarmak 🔉  
paçayı kurtarmak 🔉  
sein Fell verlieren 🔉  

canını yitirmek 🔉  
mahvolmak 🔉  
sein Fluch trifft ein 🔉  

bedduası tutar 🔉  
laneti gerçekleşir 🔉  
sein Fundament (n) 🔉  

(Fundamente) - (seines Fundaments) - onun temeli 🔉  
sein ganzes Drum und Dran 🔉  

onun bütün ıvır zıvırı 🔉  
onun tüm teferruatı 🔉  
sein Gefühl vermitteln 🔉  

duygusunu aktarmak 🔉  
hissini iletmek 🔉  
sein Gegenstand (m) 🔉  

(Gegenstände) - (seines Gegenstandes) - onun nesnesi 🔉  
onun konusu 🔉  
sein Geheimnis (n) 🔉  

(Geheimnisse) - (seines Geheimnisses) - onun sırrı 🔉  
sein Gelangen (n) 🔉  

(kein Plural) - (des Gelangens) - onun varması 🔉  
onun ulaşması 🔉  
sein Geld (n) 🔉  

(kein Plural) - (seines Geldes) - onun parası 🔉  
sein Geld aufessen 🔉  

parasını yiyip bitirmek 🔉  
parasını tüketmek 🔉  
sein Geld verprassen 🔉  

parasını çarçur etmek 🔉  
parasını savurmak 🔉  
sein Geld zum Fenster hinauswerfen 🔉  

parasını sokağa atmak 🔉  
parasını boşa harcamak 🔉  
sein Gepäck nehmen 🔉  

bagajını almak 🔉  
eşyasını almak 🔉  
sein Geschäft führen 🔉  

işini yürütmek 🔉  
işletmesini yönetmek 🔉  
sein Gesicht nicht sehen 🔉  

yüzünü görmemek 🔉  
 🌍   🇩🇪   🇫🇷   🇧🇬   🇬🇷   🇪🇸   🇳🇱